Obezite Cerrahisinin Önemi

Hastalarımız

Obezite Cerrahisi

Obezite cerrahisi kısaca sağlık problemleri oluşturacak ağırlıkta, diyet ve egzersiz gibi metodlarla çözülememiş aşırı kilo sorununun çözümü için sindirim sistemi üzerinde uygulanan bir grup cerrahi yöntemi içeren bir terimdir. Benzer anlama gelen bariatrik cerrahi terimi, Yunanca baros:ağırlık ve iatrikos:tedavi etme kelimelerinin birleşiminden oluşur. Obezite cerrahisi metodları farklı birçok ameliyatı içerse de, temelde etki mekanizmaları iki grupta incelenebilir. Bunlar alınabilecek gıda miktarını kısıtlayıcı (restriktif) etki ve gıdaların emilimini azaltan (malabsorbtif) etkidir.

Bu konudaki makalelerde sıkça karşılaşabileceğiniz bir kavram da minimal invaziv cerrahi, ya da laparoskopik cerrahidir. Bu terim karında büyük bir kesi yapmaya gerek kalmadan, küçük kesilerle ve özel aletlerle gerçekleştirilebilen ameliyatları kapsar. Minimal invaziv cerrahinin türleri laparoskopik cerrahi, single site cerrahi (tek delikten ameliyat), robotik cerrahi ve endoskopik tekniklerdir. Bunların çoğu yeni metodlar olup, laparoskopik cerrahi hastaların büyük çoğunluğu için hala en iyi seçenektir. Bununla birlikte, hastaların tüm seçenekleri bilip anlayarak karar vermesi önemlidir.
Uluslararası kılavuzlara göre obezite cerrahisinin uygun olduğu grup Morbid Obezite olarak adlandırılan gruba giren hastalardır. Buna göre, vücut kitle indeksi 40 ve üzerinde olanlar ile 35 ve üzerinde olup, yanısıra Tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi veya diğer solunum problemleri, alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması, osteoartrit, lipid anomalileri, kalp hastalıkları gibi bir veya birden çok yandaş hastalığı olanlar obezite cerrahisi için adaydır. Obezite cerrahisi uygulanacak hastaların mutlaka diyet, egzersiz gibi diğer metodlarla kilo vermeyi denemiş ve başarılı olamamış olmaları gerekir.

İkinci önemli soru ise, aslında Kimler Obezite Cerrahisi Yapmaya Uygundur olmalıdır. Obezite cerrahisi gerek cerrahi güçlükleri, gerek hasta grubunun kendine has özellikleri, gerekse komplikasyonlarının kendine özgü nitelikleri nedeniyle; mutlaka bu konuda uzmanlaşmış, ileri laparoskopi cerrahi tekniklerine hakim, endoskopik işlemlerde deneyimli ve multidisipliner yaklaşımla hastaya gereken desteği sunabilecek cerrah ve merkezlerce yapılmalıdır.
Obezite cerrahisi kimler için uygun değildir: Laparoskopik cerrahide uluslararası otoritelerden olan SAGES kriterlerine göre, obezite cerrahisi için mutlak kontrendikasyon yoktur. Relatif kontrendikasyonlar, yani ameliyatın uygun olmayabileceği vakalar ise ağır kalp yetmezliği, stabil olmayan koroner kalp hastalığı, son evre akciğer hastalığı, aktif kanser tanısı, portal hipertansiyonla seyreden siroz, kontrolsüz ilaç ya da alkol bağımlılığı ve ileri derecede bozulmuş bilişsel kapasitedir. Crohn hastalığı bypass içeren ameliyatlar için relatif kontrendikasyon olabilir. Firma tavsiyelerine göre mide bandı için de bir kontrendikasyondur.

Obezite Cerrahisi Kimler İçin Uygun Değildir?

Bunun dışında laparoskopik cerrahi dev karın fıtığı olan hastalarda, ileri derecede batın içi yapışıklıkları olanlarda, çok büyük ve yağlı karaciğeri olan hastalarda, karnın gazla doldurulmasının tolere edilemediği durumlarda çok zor veya imkansız olabilir. Bu nedenle, laparoskopik cerrahların aynı operasyonu açık olarak da gerçekleştirebilecek deneyime sahip olmaları gerekir. Çünkü her laparoskopik ameliyatta küçük de olsa, açık ameliyata dönme riski vardır. Bu bir komplikasyon değil, hasta güvenliği için zorunlu olan bir cerrahi karardır. Ancak obezite cerrahisinin baştan açık olarak yapılması kesinlikle uygun değildir. Laparoskopik obezite cerrahisi bilmeyen bir cerrah bariatrik cerrah olamaz.

Ameliyatın ileri derecede riskli olduğu süper morbid obez hastalarda veya ağır yandaş hastalık durumunda, ameliyat öncesi mide balonu gibi ameliyatsız bir yöntemle ve diyet desteğiyle hastanın belli oranda kilo verdirildikten sonra ameliyata alınması iyi bir stratejidir. Ameliyatlardaki yaş sınırı konusu da anestezi tekniklerinin gelişmesi sayesinde eski önemini kaybetmiştir. Elbette daha düşük kilo kaybı oranı beklentisi, yandaş hastalıklarda daha düşük oranda gerileme, daha uzun yatış süresi, daha yüksek mortalite ve morbidite riski içerir ama 60 yaş ve üzerindeki hastalar da iyi bir hazırlıkla obezite cerrahisine alınabilirler.

1991’de yapılan ABD Ulusal Konsensus konferansında, yetersiz veri olduğundan obez çocuk ve ergenlerde bariatrik cerrahi önerilmemiştir. Fakat pediatrik obezite cerrahisi giderek artan oranda ilgi toplamaktadır. 18 yaşından küçük obezlerde de 10 yıllık takiplerde bypass ameliyatının mükemmel kilo kaybı sağladığı ve iyi tolere edildiği gösterilmiştir. Yaş sınırının 18’in altında olması gerektiğine inanan otörler, obezitenin fiziksel ve emosyonel harabiyetini önlemek için erken bir yaşta kilonun normale döndürülmesi gerektiğine inanmaktadır. Adolesan bariatrik cerrahinin yerini daha iyi belirlemek üzere iyi tasarlanmış çok sayıda çalışma yürütülmektedir.
Obezite cerrahisini takiben tamamen düzeldiği veya iyileştiği bildirilmiş olan hastalıklar şunlardır:

-Uyku apnesi: Cerrahiden sonra en erken düzelen yandaş hastalıklardandır. İlk ayda tamama yakın oranda ortadan kalkar. CPAP cihazı kullanmak zorunda olan hastalar dahi cihazsız normal uyku düzenine kavuşurlar.

-Tip 2 Diyabet: Diyabetin ağırlığına ve ilaç ihtiyacına göre ameliyat yöntemi seçilmelidir. Yönteme göre de diyabetin düzelme oranı % 95’lere kadar çıkmaktadır. Ağır Tip 2 diyabet varlığında obezite cerrahisi için BMI 35 olan obezite cerrahisi sınırı BMI 30’a iner. Çünkü burada artık söz konusu olan metabolik cerrahidir. Doğrudan diyabete yönelik birçok operasyon seçeneği vardır. Uygun hasta ve uygun yöntem seçilmesi durumunda, hastanın ameliyattan sonraki günler içinde insülin ve tüm diğer ilaçlarını bırakması sağlanabilir.

-Hipertansiyon: Obeziteyle ilişkili hipertansiyon % 70 ve üzeri oranda ortadan kalkmakta, genelde ameliyattan sonraki ilk aydan itibaren ilaca ihtiyaç kalmamaktadır.

-Kalp yetmezliği: Obezite cerrahisinden sonra kalp krizi riski ve kalp yetmezliğinin belirgin oranda azaldığı saptanmıştır. Acil servise bu amaçla başvurular da dramatik şekilde düşmektedir.

-Periferik ödem: Obezite cerrahisi sadece mide hacmini kısıtlamamakta, hormonal dengesizlikleri de ortadan kaldırmaktadır. Buna bağlı olarak periferik ödemi olan hastalarda ciddi bir ödem çözülmesi ameliyatın ilk günlerinden itibaren görülmektedir.

-Solunum yetmezliği, astım: İlginç şekilde, obezite cerrahisinden sonra astım ataklarında azalma bildiren bir çok yayın mevcuttur.

-Dislipidemi: Özellikle emilim bozucu ameliyatlardan sonra kan yağlarındaki yükselik derhal düzelmektedir. Sadece hızlı kilo verme döneminde geçici dengesizlikler görülebilir. Ailsel hiperkolesterolemi ise düzelmeyebilir.

-Özofajit: Obezite reflüye yol açan bir etken olduğundan ameliyattan sonra reflü özofajit te belirgin şekilde düzelmektedir. Tüp mide ameliyatlarından sonra yeni reflü oluşumu görülebilse de, birinci yıldan sonra bu artış ortadan kalkmaktadır.

-Pseudotümör serebri

-Diğer cerrahilerin risklerinde düşme: Özellikle ortopedik girişimler gerektiğinde risk belirgin ölçüde düşmektedir.

-Osteoartrit: Obezite tüm dokularda yangısal olayla seyreden kronik bir hastalık durumudur. Obezite cerrahisinden sonra eklemlerdeki iltihabi süreçler geriler. Sırt ağrısı ve bel ağrısının belirgin şekilde düzeldiğini bildiren güncel yayınlar mevcuttur.

-Tromboemboli: Obezitenin kendisi emboli ve alt ekstremitelerde tromboz riskini arttıran bir durumdur. Ortadan kalkmasıyla bu riskler de azalmaktadır.

-İdrar kaçırma

Bunların yanısıra, obezite cerrahisinden sonra yaşam kalitesinde belirgin düzelme olmakta ve doğurganlık belirgin düzeyde artmaktadır. Birebir gösterilmesi zor olsa da, bu ameliyatlardan sonra makrovasküler komplikasyonlar belirgin ölçüde düşmektedir. Özellikle diyabetik hastalarda böbrek süzme fonksiyonlarının da hızla toparlandığı bildirilmiştir.

SağIığı oIanın umudu, umudu oIanın her şeyi var demektir. Op.Dr. Erkan Aksoy

Obezite Cerrahisi Ekip İşidir

Videolar

  • Altaş Tv Yayını - Op.Dr. Erkan Aksoy

    Her hafta Altaş Tv ekranlarında yayınlanan Herkes İçin Sağlık Programında Op.Dr. Erkan Aksoy Obezite Cerrahisi Hakkında Bilgi verdi.