Obezite Cerrahisi Nedir?

Başarılı obezite tedavisi ancak gerçekçi hedefler belirleyerek ve kalıcı yaşam tarzı değişikliklerini gerçekleştirerek mümkün olur. Temel mantık daha az kalori tüketirken, fiziksel olarak daha aktif olup, harcanan kaloriyi arttırmaktır. Bunun için öncelikle günlük kalori alımı ve fiziksel aktivite miktarı ölçümlenmelidir. Yemeyi tetikleyen uyaranların kontrolü, yemenin bir ödül olmaktan çıkarılması ve geri kilo alımının engellenmesi akılcı bir planı gerektirir.

Tüm kronik tıbbi sorunlar gibi, obezitenin etkili ve başarılı tedavisi de motive hasta ile, ilgili sağlık profesyonellerinin uyumlu ve sabırlı çalışması ile gerçekleştirilir. Bu ekipte hekimler, psikolog ve psikyatristler, egzersiz terapistleri, diyetisyenler ve gereken diğer uzmanlar yer alır. Bilimsel kanıtlar multidisipliner programların uzun vadeli % 5-10 kilo kaybı sağlayabileceğini göstermiştir.

Endocrin Society’nin 2015 Ocak ayında yayınladığı kılavuzlara göre, obezite tedavisi aşağıdaki bileşenlerden oluşur:

1-Diyet Tedavisi 2-Egzersiz Terapisi 3-Davranışsal Terapi 4-İlaç Tedavisi 5-Obezite Cerrahisi

Diyet Tedavisi

Obezitenin üstesinden gelmek için alınan kalori miktarlarını azaltmak ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmek hayati öneme sahiptir. Bazı şok diyetlerle başlangıçta çok hızlı ve fazla miktarda kilo verilebilse de, uzun vadede yavaş ve sabit kilo kaybı sağlayabilen, sürdürülebilir beslenme tarzı kalıcılığın temel koşuludur. Bu nedenle, gerçekçi olmayan ve sürdülemez şok diyet türlerinden uzak durulmalıdır.

Mantıklı bir kilo kaybı programının en az 6 aylık bir süreci içermesi ve sonra koruma fazında en az 1 yıl süreyle kaybedilen kilonun korunması gerekir. İdeal veya “en etkili” diyet yoktur. En iyi diyet sizin zorlanmadan uygulayabileceğiniz ve sürdürülebilir olandır. Diyette kalem kalem besin miktarlarına odaklanmak yerine, bazı prensipleri sindirmek daha önemlidir: -Kalori azaltma: Kilo vermenin anahtarı, aldığınız kalori miktarını ne kadar azalttığınızdır. Tipik yeme ve içme alışkanlıklarınız beslenme uzmanı tarafından değerlendirilerek, normalde tüketmeniz gereken kalori miktarı belirlenecek ve ne kadar kalori eksiltmeniz gerektiği hesaplanacaktır. Kabaca bu miktar kadınlar için günlük 1200-1500, erkekler içinse 1500-1800 kalori civarındadır.

Haftada 0.5-1 kg vermek için günlük kalori alımınızı 500-1000 kalori azaltmalısınız. Genellikle kadınların günde 1000-1200, erkeklerin de 1200-1600 kalori alması, güvenli şekilde kilo vermelerini sağlamaktadır. Bu kalori seviyeleri bir kılavuzdur. Günde 1600 kalori alıyor ve kilo veremiyorsanız 1200’e düşebilirsiniz. Bu düşüşü günde 100 veya 200 kalori eksilterek zamanla da yapabilirsiniz. 800 ve altındaki çok düşük kalorili diyetler bir doktor gözetiminde değilseniz sakıncalıdır ve yapılmamalıdır.

-Daha az gıdayla daha fazla tokluk hissi: Enerji yoğunluğu konseptini kavramanız, daha az kalori tüketerek daha fazla tatmin olmanızı sağlayacaktır. Bütün gıdalar belli oranda kalori içerir. Tatlılar, ekmek, pasta, yağlı ve işlenmiş gıdalar enerji yoğundur. Bu, küçük miktarlarının yüksek kalori içermesi anlamına gelir. Sebze ve meyveler, baklagiller ise enerji yoğunluğu düşük gıdalardır. Bunların daha büyük porsiyonları, daha düşük kalori sağlar. Enerji yoğunluğu düşük gıdaların daha büyük porsiyonlarla tüketilmesi, açlık ataklarını baskılayacağı gibi, daha düşük kalori ile daha fazla doyma hissi sağlayacaktır. -Sağlıklı Seçimler Yapmak: Tüm diyetinizi daha sağlıklı hale getirmek için sebze, meyve ve baklagiller gibi daha fazla bitki kökenli gıdalar tüketmelisiniz. Aynı zamanda protein içeriği yüksek gıdaları seçmeli ve haftada bir veya iki kez balık tüketmeyi alışkanlık edinmelisiniz. Yanısıra öğünlerde tuz ve şeker miktarlarını azaltmalısınız. Zeytinyağı, canola veya fındık yağı gibi sağlıklı yağları belli oranlarda diyetinize eklemeniz doygunluk hissini arttıracaktır.

-Belli Gıdalardan Uzak Durmak: Birçok diyet yüksek karbonhidratlı veya yağlı gıdaların miktarlarını kısıtlar. Şekerli veya tatlandırıcılı içecekler, farkında olmadan istemediğiniz kadar kalori tüketmenize yol açabilir. Bu yiyecek ve içecekleri beslenme planınızdan kalıcı olarak çıkarmak kalori kısıtlamanıza yardımcı olacaktır. Sağlıklı bir beslenme planı vücudunuzun gereksindiği tüm besinleri içermeli, ancak kilo alımınıza yol açmayacak miktarda kalori sağlamalıdır. Doymuş yağlardan, trans yağlardan, kolesterol, tuz ve rafine şekerden fakir olmalıdır. Düşük yağlı yoğurt, peynir ve süt, yağsız et, balık, baklagiller, yulaf ve tam buğday, taze veya dondurulmuş meyveler, her tür sebze diyetinizin temel öğeleri olmalıdır. -Besin Destekleri: Ara öğün olarak yüksek proteinli ve sağlıklı atıştırmalıkları tercih edebilirsiniz. Birçok firmanın bu alanda ürünleri olsa da, tıbbi kökenli ürünleri tercih etmeniz en sağlıklısı olacaktır.

Herşeyden önemlisi, mucize gıdalar veya mucize diyetler olmadığını net olarak anlamanızdır. Özellikle medyada hemen her gün mucize ürün olarak tek bir maddenin veya özel bir diyet türünün parlatıldığına tanık olmaktayız. Bu tarz şok diyetler veya sürdürülemez, belli ürünlere dayalı tek tip beslenme tarzının uzun vadeli kilo kaybı sağlayamayacağını, aksine tekrar tekrar kilo alıp vermenize yol açarak metabolizmanızı kötü yönde etkileyeceğini unutmayın. Gerçekçi hedefler koymanızın kilo verme başarınızı arttıracağından söz etmiştik. 6 ay içinde mevcut kilonuzun % 5-10’unu kaybetmeyi bir hedef olarak belirleyebilirsiniz. Sadece bunun bile koroner kalp hastalığı riskinizi azaltacağı kanıtlanmıştır. Vücut ağırlığınızın % 10’unu kaybettiniz, bunu 6 ay korudunuz, ancak halen obez grubundaysanız diğer metodları da seçenek olarak düşünmelisiniz.

Egzersiz Tedavisi

Kilo vermek ve sağlıklı bir dönüşümü gerçekleştirmek için egzersiz tedavisi de önemli bir bileşendir. Maalesef, obez bireyler için kilo nedeniyle aktivite oldukça zorlayıcı ve hatta bazen imkansız olabilir. Bu nedenle, öncelikle fiziksel kısıtlılıklar kişiye özgü olarak saptanmalı ve özgün bir egzersiz programı yapılmalıdır. Aksi halde egzersiz gerek kardiyovasküler sistem, gerekse eklemler üzerinde yarardan çok zarara neden olabilir.

Ne kadar hareketli olunursa, o kadar fazla kalori harcanacaktır. 1 kilo yağı yakmak için 8000 kalori harcanması gerekir. Obez bireylerde hafifçe artan tempoda yürüyüş başlangıç için iyi bir seçim olabilir. Artmış fiziksel aktivitenin iyi bir diyetle kombine edilmesi başarılı ve kalıcı kilo verme şansınızı arttıracaktır. Sporu yaşamınızın bir parçası haline getirebilmek için, hangi aktivitelerin günlük rutininize uyduğunu belirlemelisiniz. Ancak bu şekilde aktivite günlük yaşamınızın bir parçası haline gelebilir ve uzun süreli bir alışkanlığa dönüşebilir.

En basitinden, asansör kullanmak yerine bir-iki katı merdivenle çıkmayı deneyin. Araç kullanımını azaltarak toplu taşımla gideceğiniz yere ulaşmanız ve bir miktar yolu da yürümeniz iyi bir dönüşüm olacaktır. Düzenli alışveriş ettiğiniz yerler yürüme mesafesindeyse arabanızı evde bırakın. Birçok araştırmada özellikle yoğun saatlerde, çoğu kentiçi araç kullanımının birkaç kilometreden ibaret olduğunu göstermiştir. Oysa bu bizim, en azından her gün yürümemiz gereken mesafedir. Ortalama bir erişkinin günde en az 30 dakika ve haftada 5 gün orta düzeyde fiziksel aktivite yapması kilo vermek ve kiloyu korumak için gereklidir. Ortalama aktiviteden kastedilen kişinin ısınmasına ve kalp hızının artmasına neden olan aktivitedir. Bu aktivite kardiyo egzersizi olarak adlandırılır, kalp hastalıkları ve diyabet gelişimini önleyici etkisi vardır.

Bununla birlikte, birçok obez hastanın kilo almayı durdurmak için günde ortalama 45-60 dakika egzersiz yapması gerekir. Kilo kaybından sonra günde 60-90 dakika hafif egzersiz tekrar kilo alımını önlemek için gereklidir. Bu aktivite aralıksız olabileceği gibi, onar dakikalık aralarla da yapılabilir. Çocukların da günde 60 dakika orta düzeyde aktivite yapması gerekir. Bu aktiviteler bisiklete binme, merdiven çıkma, bahçe işleri, yüzme veya spor salonunda egzersiz şeklinde olabilir. Aktiviteyi arttırmanın dışında, obez kişilerin oturarak ve inaktif geçirdikleri süreleri de azaltmaları gerekir. Bu genellikle bilgisayar ve TV başında geçirilen zamanların azaltılmasını gerektirir.

Obezite sorununuz çok ileri derecedeyse ve sağlığınız yeterince iyi değilse mutlaka bir sağlık profesyoneli tarafından genel taramadan geçtikten sonra onun önereceği fiziksel aktiviteleri yapmalısınız. Fiziksel aktivitenin arttırılması ve daha az kalori tüketilmesi hem kilo vermenize, hem de kilonuzu korumanıza yardım edecektir. Bunun dışında, kalp hastalığına yakalanma ve kalp krizi riskiniz de düşecektir. Diyabet ve meme, kolon, rahim kanseri gibi kanserlere yakalanma riskinin de azaldığı kanıtlanmıştır. Kalp ve akciğer sisteminiz güçlenecek ve daha iyi çalışır hale gelecektir. Kaslarınız ve eklemleriniz güçlenecek, kemik kaybı yavaşlayacaktır. Kendinizi daha enerjik hissedeceksiniz, uykusuzluk probleminiz varsa azalacak, stressten etkilenmeniz de çok daha az olacaktır. Fiziksel aktivitenin aerobik, kas güçlendirici, kemik güçlendirici ve gerici(stretching) olmak üzere dört tipi vardır. Önemli olan, daha önce egzersiz yapmadıysanız mutlaka hafif egzersizlerle başlayıp zamanla arttırmanız, herhangi bir kalp veya akciğer hastalığınız varsa, ilgili uzmanların görüşünü aldıktan sonra egzersize başlamanızdır.

Davranış Değişikliği Tedavisi

Obezitenin gelişmesinde ve devam etmesinde yeme davranışının büyük rolü olduğu bilinmektedir. Kontrolsüz kilo alımının yanında özellikle diyet girişimlerinden olumlu sonuç alamama kişinin yeme davranışını kontrol edememesiyle yakından ilişkilidir. Obezite tedavisinde yaşam tarzı değişikliği önemli bir yer tuttuğundan bu değişikliği gerçekleştirmede davranış terapisine duyulan ihtiyaç gittikçe artmaktadır. ABD ve Avrupa ülkelerinde birçok merkezde obezite tedavisi psikiyatrist ile işbirliği içinde yürütülmektedir. Ülkemizde de bu konu ile ilgili farkındalık ve girişimlerin arttığı görülmektedir.

Obezite tedavisinde davranışsal terapi 30 yıldan uzun süredir kullanılmaktadır. Başlarda davranış modifikasyonu olarak adlandırılırken, sonraları davranış tedavisi terimi yeğlenmiş, son zamanlarda ise düşünce yapısı, tutum ve duyguları da kapsamak üzere bilişsel (kognitif) davranış terapisi terimi benimsenmiştir. Bütün bu yaklaşımların ortak noktası sağlıklı yeme alışkanlıkları ve egzersizi de içeren yaşam tarzı değişikliklerinin gerçekleştirilmesidir. Amerikan Sağlık Enstitüsü, yaşam tarzı değişikliğinin obezite tedavisinin tedavisindeki ilk ve en önemli adım olduğunu belirtmiştir. Yeme davranışı, gıdaların haz verici özellikleri ve açlık hissini azaltmaları ile pekişir. Fazla yemenin yol açacağı fazla kilo gibi negatif etkiler, tat ve tokluğun pozitif etkisine mağlup olurlar. Aynı şekilde, egzersiz de özellikle fazla kilolu ve obez kişiler için yorgunluk ve rahatsızlığa yol açtığından itici gelmektedir. Ancak sebatla devam edilirse zindelik, kilo kaybı ve sağlıkta düzelme gibi olumlu sonuçları görülebilmektedir.

Günlük yaşamda pekiştirme ve güçlendirme gibi temel motivasyon faktörleri insanların giderek daha fazla yemesine, aktivitenin azalmasına ve sonuçta kronik bir sorun olarak obeziteye neden olmaktadır. Bu davranışları güçlendiren çeşitli biyolojik ve çevresel etkenler de vardır. Televizyon seyrederken atıştırmak ve işten sonra egzersiz yerine istirahati yeğlemek gibi.. Obezite için uygulanan davranış terapisi genellikle 10-12 kişiden oluşan gruplar halinde ve haftada 1-2 saatlik oturumlarla, 12-20 hafta boyunca uygulanır. Aralarda destek toplantıları da yapılabilir. Bu tedavi aslında bu davranış değişikliklerini yaşam boyu uygulanabilir hale getirmeyi amaçlamaktadır.

Davranış terapisinin 8 önemli bileşeni vardır:

1-Kişinin kendini gözlemlemesi: Hastadan yediği gıdaların çeşit, miktar ve zamanlarını kaydetmesi istenir. Kiminle ve nerede yediği, sosyal faktörler, açlık dereceleri ve hisleri net bir şekilde yazılmalıdır. Ayrıca fiziksel aktiviteler de kaydedilmelidir. Çoğu hasta, bu kayıtları ne kadar detaylı tutarlarsa davranış terapisinin o kadar etkili olduğunu gözlemlemiştir.

2-Uyarı kontrolü: Arkadaşlarla buluşma, televizyonda maç izleme gibi yüksek kalorili gıda ve içecek tüketimini tetikleyen faktörler tespit edilmelidir. Sorunlu davranışlar değiştirilmeli, sağlıklı davranışların yerleştirilmesi için kişiye özel planlar yapılmalıdır.

3-Yeme davranışının kontrolü: Lokmalar arasında çatal-kaşığı masaya bırakmak, yutmadan önce iyice çiğnemek, her öğün sadece bir porsiyon hazırlamak, yemeğin ortasında ara vermek, yemekten başka hiçbir şeyle ilgilenmemek ve arada biraz ara vermek gibi basit metodlar denenebilir.

4-Pekiştirme ve güçlendirme: Aile bireyleri ve arkadaşlardan destek sağlanması, kişisel takibin ödüllendirme sistemi üzerine kurulması, davranışsal değişimlerin ödüllendirilmesi, ödüllerin sadece para, giysi veya sosyal aktivite şeklinde seçilmesi, yiyeceğin ödül olmaktan çıkarılması gibi metodlar denenebilir.

5-Bilişsel yeniden yapılandırma: Hastanın kilo verme sürecini negatif etkileyen fikirlerine karşı yenileri geliştirilmelidir. Örneğin kilo vermenin uzun sürdüğünü düşünüyorsa, sonuçta kilo vermekte olduğu ve bunu daha iyi öğrendiği, olayı genlere bağlıyorsa, bunun bir bahane olmadığı, programlı olarak çaba gösterirse bunun bir engel yaratmayacağı gibi..

6-Sağlıklı beslenme eğitimi: Bu eğitim yaşam boyu sürdürülebilir bir beslenme tarzı kazandırmayı amaçlamalıdır. Diyet adıyla sunulan kısıtlamalar birçok hastayı bezdirmiştir. Diyet yerine yeni bir beslenme alışkanlığının kazandırılması hedeflenmelidir.

7-Fiziksel aktivitenin arttırılması: Pedometre gibi basit cihazlarla fiziksel aktivitenin ölçümlenmesi ve giderek arttırılması amaçlanmalıdır. Fizik aktivitedeki ılımlı artışlar bile programa uyumu arttıracaktır.

8-Davranış sözleşmesi: Gerçekçi hedefler belirlenmeli, sözleşme kilo kaybı değil, davranış değişikliği üzerine kurgulanmalıdır. Son olarak, obezitenin kronik bir hastalık olduğu bilinerek, kurgulanacak bütün tedaviler bu eksende ilerlemelidir. Kısa vadeli geçici başarılar yerine sürdürülebilir davranış değişiklikleri hedeflenmelidir.